21 Aralık 2010 Salı

SmS Sevgi ve Ask Sozleri

Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun.Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun..
Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, bir yaprak olsaydı bütün ormanları,bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum…
Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım dediler.. Güle başka isim versen değişik kokar mı ?
Aşk çoraba benzer; çifttir ve birbirine uymalıdır.
Aşk: gülü dikeniyle avuçlamaya benzer. Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerin hesabını gülden soramazsın…..
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim , balık olurdum
Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.
Ay ışığının aydınlattığı bir kumsala küçük bir dal parçasıyla seni seviyorum yazmak isterdim ama sen hırçın bir dalga olup silersin diye yazmaktan korktum alıp kırsalar kalemimi kanımla yazarım seni sevdiğimi.
Başkasına kendinden fazla değer verme, ya onu kaybedersin yada kendini mahvedersin

Aşk bir elmalı sekere benzer, bitince sapı kalır.
Ben seni asil insanların basit sevgisiyle değil basit insanların asil sevgisiyle seviyorum…
Ben seni sevmek için değil sevmenin nasıl olduğunu gör diye sevdim.
Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım
Ben seninle sonsuzdan gelen iki ısın olup ince kenarlı merceğin odak noktasından kesişebilme ihtimalini sevdim.
Beni terk ettiğin gün saçlarından bir tel koparıp asacağım kedimi, beni terk ettiğin gün kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime ve beni terk ettiğin gün öleceğim.
Biliyorum seviyorsun büyülü denizi gel beraber keşfedelim ufukların ardındaki gizemi
Bir delinin seni öpmesine izin ver, ama bir öpücüğün seni delirtmesine izin verme
Bir deniz düşün (susuz) bir insan düşün (mutsuz) bir gece düşün (uykusuz)bir bahar düşün (çiçeksiz )birde ben düşün,sensiz..
Bir gül olmak isterdim neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için
Zaman gece yarısı ıslak gözlerim camda belki gelir diyorum, hani bir şarkımız var ya onu söylüyorum ve seni ölesiye seviyorum
Bir gün cehennemde karsılaşabiliriz. Sen kalp hırsızı olduğun için , bense tanrıyı bırakıp sana taptığım için
Bir gün zaman kayar elinden tutamazsın. Sel gibi akan gözyaşlarını kurutamazsın.öylesine sendeyim öylesine bendesin ki unutmak istesek de artık unutamayız!!!
Bir insanın idealleri olmalı sonsuzluk gibi,bir insanin özlemleri olmalı, özlemlerle açan çiçekler gibi bir insanin birtanesi olmalı tıpkı bendeki sen gibi.
Bir sabah uyandığında güneşi göremezsen yanında sakın gözlerini kapatma yıldızları da kaybedersin sonra.
Bir soluk kadar yakın yıldız kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın!!
Bir su gibi berrak , bir çiçek gibi sevgi yüklü , gökyüzü gibi yalın okyanus kadar derin kelimelere sığmayacak kadar büyük bir sevgimiz olduğunu sakın unutma !
Bir yudum mutluluk, pesinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, sevmişim seni bir kere, doyamadan gidiyorum …
Böyle basit bir dünyada sen benim için çok özelsin.
Cama vuran her damlada bir tek sen varsın ne istiyorum biliyor musun her gün yağmur yağsın!!
Damdan düşer gibi hayatıma girdin, beni deli divane ettin, sucum neydi ki, beni kendine bu kadar aşık ettin
Demedim mi bu hasret bitirir seni. Ay dolanır gider,yalnız kalırsın. Her gün yeni bastan dağılır,ufalırsın.demedim mı yüreğim böyle sevme diye!
Dünde,bugünde,yarında, yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım
Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki ?
Eğer Aşkta güzel bir an varsa oda başkalarını bastan çıkartan o yüreğin benim için kan ağladığı zamandır
Eğer beni bu sokakta,bu mahallede,bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben,gözlerinin daldığı yerdeyim…
Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı…..
Elimde denizde bulduğum bir midye var denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi.ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.
En büyük okyanusta bir su damlası olmak, uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak ama en önemlisi milyonlarca insanin içinden senin sevgilin olmak…
En sürekli Aşk karşılığı olmayan Aşktır.(S.Maugman)
Fizik ile araştırdım, kimya ile çözdüm, edebiyat ile söylüyorum :) seni çok seviyorum
Gece midir insanı hüzünlendiren,yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen ?
Geceye inat gün ağarmakta,ağaca inat dal çoğalmakta,ölüme inat insanlar çoğalmakta,bense sana inat seni sevmekteyim inat bu ya hep de seveceğim…
Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere ,yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle
Gökyüzündeki bütün yıldızları toplasan bir tek sen etmez, fakat bi tek sen hepsine bedelsin.
Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultani oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun ..
Gözlerin dalarsa bil ki düşündüm seni, kulağın çınlarsa bil ki andım seni, gece uyanırsan bil ki resmini öptüm, gözlerinden yas damlarsa bil ki sensiz öldüm..
Gülü birgün, seni hergün, gülü soluncaya kadar, seni ölünceye kadar seveceğim…
Güneşe bakarsam bile yüzüne asla, atese tutarsam bile elini asla, candan geçersem bile senden asla, dünü unutsam bile seni asla asla asla…

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum, titriyor ellerim ellerini tutamıyorum, dolanıp sarmak geliyor saramıyorum, ölesiye bağlanmışım ki sensiz duramıyorum…
Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen o bil ki yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir.
Hacca gitsem,orada bile tanrıdan çok seni düşünürüm…
Hayata niye geldim diye düşünmeye başlamıştım 19 umdan sonra seninle tanısınca anladım dünyaya geliş sebebimi..
Hayatta iki kör tanıyorum ; 1.’si senden başkasını görmeyen ben, 2.’si beni göremeyen sen…

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düsen her yağmur damlasını tutmaya çalış; tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa;benim sana olan sevgimdir.
Hayatta üç şeyi sevdim. Seni, kalbimi, ümit etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye.
Her gün sevda çekip de, gülünmüyor değil mi, bir güzelden başkası, sevilmiyor değil mi, seni asla unutamam, sensiz olamam diyordun, hani bensiz olurdun, olunmuyor değil mi??
Her yağmur damlası seni seviyorum demek olsaydı her yeri sel götürürdü..
Hissedince sana vurulduğumu baharda kuş olup uçasım gelir, bakınca o güzel gözlerine hasreti bir anda silesim gelir ama ne çare birtanem ne çare ne kus olup uçabilirim ne de hasreti silebilirim ama inan bana birtanem inan seni bir ömür boyu sevebilirim…
İnsanlar hep birilerinin pesinden koşarlar, ama dönüp de kendi peslerinden koşanlara hiç bakmazlar
İnsanlar hep birilerinin pesinden koşarlar, ama dönüp de kendi peslerinden koşanlara hiç bakmazlar
İnsanlar kırmızı güllerin peşinde koşarken ayakları altında ezilen papatyaların farkına bile varmazlar.
Kalbimde 3 çiçek yetiştirdim.sevmek,sevilmek ve beklemek. Sen bunlardan ikisini kopardın. Bana sadece biri kaldı beklemek beklemek beklemek.
Kız dediğin İstanbul gibi olmalı fethi zor fatihi bir tane olmalı
Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni sevdi başkasına bakar mı?
Mutluluk bankasının güzellikler şubesinin 2000 sayılı hesabınıza 365 günlük sevgi şiirleri yatırılmıştır istediğiniz an kullanabilirsiniz..
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,uzakta olduğun için tutkunum sana!hani en güzel Aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana
Ne insanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. Hepsi göklerdeydi parlıyordu. Ama ben seni güneşi seçtim. Bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…
Ne senden vazgeçerim, ne düşlerimden, nede gözlerimi kaparim hayalinle yasarken, inan hayati seni bana verdiği için, seni ise hayatıma anlam verdiğin için seviyorum!!
Nice insanlar gördüm kalpleri bomboş ama mutlu, çok az insanlar gördüm kalpleri sevgiyle dolu ama Aşk ateşiyle yanıp kavrulan,hüzünlü ve mutsuz !!
Onun üzüntüsünü paylaşıp..onun için ağlıyorsanız bu Aşktır…o olmadan onu düşünüp ağladığınız olduysa ..o da Aşktır.
Ölsen bile benden kurtulamazsın. Kefen olur bedenini sararım.yağmur olur üzerine yağarım.çiçek olur mezarında açarım. Ölsen bile benden kurtulamazsın.
Önce düştüğümde kalkmayı öğrendim sonra aleve dokunduğumda acıyı sevmeyi öğrendim sevilmeyi sonra terkedilip beklemeyi sayende unutulmayı da öğrendim her şeyi öğrendim de yalnız unutmayı öğrenemedim…
Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim,sevilmeyi.Her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim .!
Rüzgar alabildiğine hırçın, yağmur alabildiğine inatçı ,yüreğin ise onlara inat sanki bir liman…tıpkı gözlerindeki huzur gibi…
Rüzgarın kemanını çaldığı ve damlaların pencerene vurduğu bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin tüm güzellikler senin olsun…
Sana bir şey söyleyeceğim ama sakın üzülme; dün doktora gittim böbreğimde kum, kalbimde seni buldular!!!!!
Sana olan Aşkım sağır bir ressamın kristal bir yüzeye düsen gül yaprağının çıkardığı sesi çizdiği zaman bitecek.
Sen benim alın yazımsın.

Bir insanin idealleri olmalı sonsuzluk gibi, bir insanin özlemi olmalı özlemle açan çiçekler gibi, bir insanin birtanesi olmalı oda senin gibi

Asla sevme, seversen ihanet etme ;ihanet edeni de asla affetme!!
Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakipti..çünkü sen benim için daima tektin
Sen gözlerimde bir damla yas olsaydın seni kaybetmemek için ömür boyu ağlamazdım!!!
Sen sahra çöllerinde bir gül olsan seni kurutmamak için göz yaslarımla sulardım seni
Sen seni özleyenin özleminden habersiz özlemle özlenmektesin, sen var ya sen, özlemlerin içinde en çok özlenensin!!
Sen tanrıya dilenen dilek göklere uzanan ellerimsin sen gözümde süzülen yas tek düşüncem hasretimsin sen yasadığım ömür en güzel günlerimsin sen her gece rüyama giren biricik sevgilimsin
Sen var ya sen aynı sigaram gibisin. Dumanı gözlerin. Külü dudakların.,, yalnız aranızda bir fark var sigaramı ben,beni ise sen yakıyorsun…
Seni düşünmeden aldığım solukları saymıyorum nefesten, seni içine sığdıramadığım damlaları saymıyorum gözyaşından,saymıyorum tebessümden sensiz kahkahalarımı!!
Seni ne kadar mı seviyorum?  Kimsenin seni sevemeyeceği ve kimseyi sevemeyeceğim kadar…
Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen sende uzayı gören insanlardan biri olurdun…
Seni sevdiğim kadar ibadet etseydim ; cennette köşküm olurdu…
Seni sevdiğim kadar parayı sevsem milyarder sana taptığım kadar tanrıya tapsam peygamber olurdum.
Seni sevdiğim kadar yasasaydım; ölümsüzlüğün adını Aşk koyardım…
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin………
Sesine mevsimlerin eğildiği, gözlerine baharın ağladığı, ağlar gibi gülmeni, dokununca gülecek gibi duran yüzünü özledim..
Sevme beni ama hatırla.Özleme beni fakat unutma..
Tek başıma değilim ben ve ümitsiz Aşkım var
Ve tanrı insanlara sevmeyi öğretti. İnsanlarda birbirlerine acı çektirmeyi.
Yastığımla uykumu başbaşa bıraktım, sırf seninle yalnız kalabilmek için! Bu da
Yaşamın kaynağı sevgi ise eğer, sevgi bir tutku.Amaç bir şeyleri paylaşmaksa, paylaşmak dostluk; dostluk hatırlamaksa eğer, hep aklımdasın!!!

Dostluk Mesajları

 ♥ Kimsesiz zamanların yalnızlığında,aydınlık diyarların masalsı görüntülerinde,küçük bir çocuk yüreğinin annesine olan sevgisi değerinde bir merhaba dostum nasılsın.
  ♥ Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş.Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.
  ♥ Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar,sevgiler,aşklar yalan olsa da umrumda değil dünya yansada biz dostu unutmayız dost uzakta olsada.
  ♥ Dost deniz kenarındaki taşlara benzer.Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın.İşte sen o kıyamadıklarımdansın.
  ♥ Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım.
  ♥ Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların.ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.
  ♥ Sen gülerken yanındakilerde güler ama ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
  ♥ Başkalarına kendinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin. Terk edenden alınacak en büyük intikam , ona kupkuru, sevgisiz gözlerle bakmaktır.
  ♥ Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN!
  ♥ Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.
  ♥ Duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan
  ♥ Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme.Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle asla uğraşma !
  ♥ Mutluluğun peşinden koşma mutluluk senin peşinden koşsun ve hayatta öyle mutlu ol ki gözlerinde akan bir damla yaş arayıp da bulamayanların sadakası olsun.
  ♥ Belki diyorum; SEVGİ nin ne demek olduğunu biliyoruz ama GENÇLİĞİN ne demek olduğunu anladığımızda bu dünyadaki işimiz bitmiş olacak…
♥ Eğer herkes dost sandığı kimselerin bir de kendi arkasından söylemiş olduklarını duysaydı, dünyada pek az dost kalırdı.
  ♥ Dostlar ırmaklar gibidir; kiminin suyu az kiminin çok, kiminde ellerin ıslanır sadece kiminde ruhun yıkanır boydan boya…
  ♥ Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?
  ♥ Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur
  ♥ Dost bazen minik bir kuş bazen var olmayan sevgili,kimi zaman saksıda bir çiçektir, ama asıl dost seni senden çok sevendir Her dostluğun gökyüzünde bir meleği varmış, yeryüzünde biten her dostluk için gökyüzünde bir melek ağlarmış, sana ant olsun ki bizim meleğimiz asla ağlamayacak…
  ♥ Deniz derindir durulmaz dostluk ebedidir unutulmaz
  ♥ Fani dünyanın baki padişahı değiliz. Biz parçalanmış gönül hırkalarını yamar dikeriz. Biz dostlarla ağlar dostlarla güleriz.
  ♥ En koyu mavilikleri avucuna, en içten mutlulukları gözlerine, en derin sevgileri kalbine bırakıyoru.Hep Mutlu Ol..
  ♥ En Koyu cehelet hakkında hiç bir şey bilmediğin bir şeyi redetmektir.
  ♥ Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalb zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahib olursa olsun yine fakirdir. Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir.
  ♥ Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin.
  ♥ Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler bağrına taş basarsın acılar bir gün diner giden gitsin aldırma yangınlarda söner sakın bakma arkana krallar önde gider
  ♥ Gün gelir puslu bir dünya aydınlık bir yaşama gebe kalır yeterki umutların hiç bitmesin kalbin hangi mutluluk ve sevgi için çarpıyorsa yaşam sana onu versin.
  ♥ Rüzgarın kemanını çaldığı,damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıpta keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.
♥ Bin damla umut serpilsin yüreğine bin umut dolsun günlerine. Binbir hayalin gerçek olsun.
  ♥ Ben dostun kokusunu uzak diyarlardan alırım ve onun gülüşünü nerde olsa tanırım. Ne mesafaler mesafedir dostunla ne de ayrılıklar hüzünlü
  ♥ Baharın güneşi bahtına doğsun acılar kederler gönlünden uzak olsun. Tüm güzellikler ve mutluluklar senin olsun.
  ♥ Yürek umutlara gebe olduğundan beri dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi yüreğimiz dar ağacındayken bile ölüme koşup dostumuzu sevmeyi bildik.
  ♥ Gün gelir buslu bir dünya aydınlık bir yaşama gebe kalır yeterki umutların hiç bitmesin kalbin hangi mutluluk ve sevgi için çarpıyorsa yaşam sana onu versin.
  ♥ Ay yıldızlara mutluluk fısıldarken gökyüzü sevincini yeryüzüyle paylaşırken ben sana bir parça mutluluk yolluyorum içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye.
  ♥ Acıların bir kum tanesi kadar küçük,mutlulkların nisan yağmuru kadar bol olsun.Hayatta bir kere ağlarsan oda mutluluk olsun.Dostum.
  ♥ Hayal kur, ne hayal kurmak istersen… Gez, nereye gitmek istersen… Ol, ne olmak istersen…. Çünkü senin bir tane hayatın olacak ve sadece bir şansın var bütün bunları yapabilmek için
  ♥ Koca bir çölde kum tanesi olmak yada okyanusta su damlası ama en güzeli milyonlarca insan arasında senin arkadaşın olmak.
  ♥ Karanlık aydınlıktan, yalan gerçekten kaçar.güneş yanlız olsada etrafa ışık saçar.üzülme doğruların kaderidir yanlızlık,kargalar sürüyle,kartallar yanlız uçar…
  ♥ Eğer gerçekten birini seversen, Onu özgür bırak! Sana ait olmak isterse bir gün mutlaka geri Gelecektir Gelmezse de boşa peşinden koşma Asla da senin O L M A Y A C A K T I R
  ♥ Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karsılaşırlar. aşk kendinden emin bir şekilde sorar: ben senden daha candan ve daha yakınım. sen niye varsın ki bu dünyada? arkadaşlık cevap verir: sen gittikten sonra arkanda bıraktığın gözyaşlarını silmek için…
  ♥ Dostluk ağlamaksa, yüreğindeki acıyı paylaşmaksa, üzüldüğünde sıcak bir kucaksa ve dostluk için ateşe atılmaksa, dünya durana, can bedenden çıkana dek sevdiğimsin.
♥ Kalbin hangi arzuların özlemi ile çarpıyorsa hayat rüzgarların seni ona kavuştursun
  ♥ Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstümüze yağar. ama rengarenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar…
  ♥ RÜYA; biz uyurken kalbimizin tuttuğu bir dilektir.ARKADAŞ;uçmayı unuttuğumuzda bize kanatlarını açan bir melektir.HAYAL GÜCÜ; bizi bilmediğimiz yerlere uçuran bir rüzgardır,ve HAYAT; içinden ne çıkacağını bilmesek de açmamız gereken bir zarftır.açtığın zarflardan hep güzel şeyler çıkması dileğiyle…
  ♥ ‘Yalnızca bizim gibi insanlar,benim gibi yaşama delicesine aşık olanlar ve mücadelemize ve eskisinden çok daha iyi olan çalışmaya aşık olan insanlar- amacı doğru olarak olduğu gibi görünmeye başlayan ancak bizim gibi insanlar- bize kalmış tek bir şans bile olsa dostlarını terk etmezler.
  ♥ Hayat; yaşamayı, Mutluluk; gülümsemeyi, sevgi; Haketmeyi, vefa; hatırlamayı, dostluk;paylaşmayı bilen için vardır.
  ♥ İçinde öyle bir umut taşı ki onu senden kimse almasın. Gözlerin hep gülsün, mutluluğu sende arasınlar, ama onu öyle bir yere saklaki gerçekten isteyen bulsun..
  ♥ O masum yüzünde acı ve hüzün hiç olmasın gözlerinde mutluluğun en parlak yıldızı parlasın dost eli elini hiç bırakmasın ne olur.
  ♥ Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsada dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz!
  ♥ Sevmekten korkmadığımız, söylemekten utanmadığımız saygının değerli, düşüncenin önemli, umudun sonsuz olduğu yarınlarda, mutlulukla geçireceğiniz bir ömür dileğiyle..

Aşk Üzerine - İskender Pala yazısı



Bir çoğalmadan ibarettir aşk, bir coşmadan, kabarmadan, büyümeden ibarettir. Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
.

Sözün var olduğu günden beri, en fazla sarf edildiği alan aşktır. Aşk üzerine söylenmiş sözlerin sınırı yoktur. Belki söylenmemiş söz de yoktur; ama her dönemde başka türlü söylenmekten dolayı çoğalan söz vardır. Söz nötr bir varlıktır, üst derecesi kelam, alt derecesi laftır. Sözün kelam derecesinde konusu aşktır. Söze en güzel manayı aşk verir. Bütün boyutlarıyla sözü aşkla söylediğiniz zaman sözün güzelliğini hissedersiniz. Bir cümleyi aşkla yazın; görün cümle ne kadar güzelleşir. Usulen yazılan cümleden muhatabın alacağı pek bir şey yoktur.

.

Hayatin aşktan yoksun olduğu hiçbir zaman gösterilemez ki. Bitkinin hayati olsun, insanin hayati olsun, dünyanın hayati olsun, bütün hayatların her kademede aşka ihtiyaçları vardır.

.

Aşkla bakmak; yürekle bakmak demektir. Göz sadece bir fonksiyonu yürütür; ama fonksiyonun içini dolduran, onu san’ata dönüştüren gönüldür. Biz gözümüzle bakarız; ama gören gönüldür. Gönlümüzde aşk varsa, gözün gördüğü güzeldir.

.

"Yalnızca bir türlü aşk vardır; ama görüntüleri binlerce türlüdür" der bir bilge. Üç çeşidini söyleyelim: Aşk beşeridir; şakayla baslar, sorumluluk getirir. Gözden girer, gönülde yasar. Surete meyledenler ziyandadır. Aşk platoniktir; sohbetle baslar, zahmet getirir. Zihinden girer, gönülde yaşar. Siretini süslemeyenler yol şaşırır. Aşk İlahidir; imanla başlar, vahdete götürür. Gönülde doğar, gönülde yasar. Sırrı saklamayanlar, başını verir.

.

Aşk, Allahu Teala'nın "Bilinmeyi istedim kainatı yarattım" buyurduğu noktada başlar. Ve oradan bir ırmak gibi birdenbire coşkuyla akar, binlerce yola ayrılır, binlerce ırmak oluşur. Bir bastan binlerce baş oluşur. Onun için bir türlü aşk vardır. Varlığımızı sürdürdüğümüz medeniyet birikiminin içinde aşkın bütün çeşitleri mevcut. Bugün dahi mevcut, biz hangi boyutunda yasıyorsak aşkın, o türlüsünü tadıyoruz demektir.

.

Beşeri aşkın (mecazi aşkın) İlahi aşka dönüşmesi tabii bir seyir. Pek çok mutasavvıf İlahi aşk için beşeri aşkı ilk basamak olarak görür. Çünkü Allah güzeldir, güzelliği sever. Mevcudattaki o İlahi kudretin eserine bakarak ancak bir izden asıla gidebilir, görüntüden orijinale geçebilir manasında beşeri aşkı ilk basamak olarak görmüşlerdir ve atlamışlardır oradan.

.

İşte; Leyla ile Mecnun. Leyla’nın bir beşer olarak aşkını Kays'in biriktirmesi... Kays içinde büyüyen o aşkla ileride bir eşikten atlayarak Leyla ile bütünleştirmesi... Buradan da ileri giderek başka boyutlara yol alması... Artık o Hallacın "enel hak" dediği noktadır, o Nesimi'nin cübbemin altında "Allah'tan gayrisi yoktur" dediği noktadır. Gerek baş verirsiniz gerek derinizi yüzerler. Sırları ifşa etmek noktasında aşk biter.

.

Salt sırdır aşk. Aşk bir kişilik sırdır, iki kişiye müsaadesi yoktur. Zaten aşk tekildir. Sevilen hiçbir zaman aşkın içinde değildir. Aşkın içinde seven vardır o kadar. Sevilenin haberi bile olmayabilir aşktan, olması önemli de değildir üstelik. Aşk tekil olduğu için sırları da, kederleri de, acıları da, firkati de, hicranı da, gözyaşı da, ateşi de tekildir. Yani içinde bulunduğu ateş sadece bir kişiyi yakar, gözyaşı da bir kişiden akar, ayrılığı bir kişi çeker. Aşkı bunlar çoğaltır, aşkın "eksilmeyen fakat artan" özelliği ayni zamanda buradan beslenir. Gözyaşı aşkı artırır, hicran, hasret bu duygular aşkı devamlı büyütür, katmerler, yuvarlar bir çığ gibi. Yani aşk, acı çekmeyi bastan göze almayı gerektiriyor. Aşkın bir tarifi de acı ve bütün bu acılardan duyulan mutluluk. Onun ötesinde de insanin kabiliyeti. Aşk her gönülde ayni kıvamda varolamaz. Gönül medeniyetindeki gönüllerimiz aşkı değişik boyutlarda alacaktır, o zaman işin içine sırrı da girer. Yani benim sırrım benim kalbime sığacak olan kadardır, daha ötesini kaldıramaz. Sır, acı ve hasret varsa aşk vardır ve o aşk tekildir bir kişiyi ilgilendirir.

.

Biz aşkı genel kabulümüzde "beşeri aşk" derken bir zaaf olarak algıladık "İlahi aşk"i da bir hedef olarak gördük. Beşeri aşkın ve İlahi aşkın ikisinin de ayni anda ve ayni bünyede tezahürü bir geçiş itibarıyla mümkündür.

.

Ahsenü'l-Kasas buyurulmuş Yusuf Suresi'nde; aşkı anlattığı için bu sure. Mevlana "Zeliha o hale gelmişti ki..." diyor, "... çörekotundan öd ağacına kadar her şeyin adi Yusuf'tu onun için. Yusuf'un adini başka adlara gizlemişti, mahremlerine bu sırrı söylemişti. Mum ateşte yumuşadı, dese; sevgili bize alıştı, yüz verdi, demiş olurdu. Bakin ay doğdu, dese; söğüt dalı yeşerdi, dese (...); başım ağrıyor, dese; başımın ağrısı geçti, iyiyim, dese hep ayrı manaları vardı bu sözlerin. Birini övse onu överdi, birinden şikayet etse onun ayrılığını söylemiş olurdu. Yüz binlerce şeyin adini ansa, maksadı da Yusuf'tu onun, dileği de..."

.

Hiçbir insan bir kadına aşık olmayı veyahut da bir kadının bir erkeğe aşık olmasını, "beşeri aşk" dediğimiz duyguyu yadsıyamaz, ayıplayamaz. Ne din, ne de yasalar yasaklamıştır aşkı; yürekler Allah'a aittir çünkü. Gönül ki Allah’ın evidir, aşkın her çeşidine itibar eder.

.

Bütün milimetrekarelerinde ayni sevgili olmayan bir gönül aşkı bilir mi acep?!. Bir kuru yakınlaşmayı, ilgiyi, arzuyu aşk sanarak yaşanılan ömür adına va veyla ve va esefa!.. Bir Cemal'e kul, bir Ahmed'e köle, bir Leyla'ya deli ve bir ışığa pervane olmayanın aşkı mi vardır, ya akli mi vardır ki!.. Alem bir ask için yaratılmış ve "Aşk imiş her ne var alemde!...

.

"Muhabbetten Muhammed oldu hasıl

Muhammedisiz muhabbetten ne hasıl."

.

Sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır aşk. Aşk acıdır, hasrettir. Hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir. Gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münacattır. Aşk ölümdür, can vermedir, kurban olmadır. Canların birbirinde kaynayıp erimesidir; canların can özünde yitirilmesi ve aranmamasıdır aşk. Parçalara böldükçe demiri, mıknatısı güçle bütün parçaların yine birbirlerini aramalarıdır. Arama gücünü yitiren, zayıflatan, küçülten parçalar bırakır; ancak birbirini kovalamayı. Tasın içinde saklı olan ateştir aşk; bir kıvılcım çakınca kuşatır bütün evreni. Atom çekirdeği etrafında saniyede iki bin kilometrelik hızla dönen elektronların karıdır bu. Kudretin ve İlahi san'atin özündeki cevherden beşeri estetiğe akıp gelen ilhamdır o. Bir şehre Ussak bir köye Asıklar adini vermektir. Aşk ki şiirde Su kasidesi, mimaride Selimiye, musikide Ferahfeza'dir. Aşk, haddehanelerden dökülen ateş, manaya gebe sözdür. Aşk, meşktir.

.

"Kim aşık olur da iffetini muhafaza eder, halini gizler ve bu yüzden ölürse şehit olarak vefat eder." diyen bir hadis-i şerif rivayet ediliyor.

.

Kalplerimizin incelmesi, yüreklerimizin güzellikleri tatması ve tanıması açısından her insanin aşka ihtiyacı vardır. Bunu yasaklayamazsınız. Fakat gizlilik esastır. Aşık olan insan aşkını herkese ilan edemez, bu ayıp bir şeydir. Çünkü sevgilinin adi onun için kutsaldır. Sevilen insanin eskiden beri adinin ulu orta söylenmesi aşık’ı incitir. Aşık olmak değil, aşkı söylemek ayıptır. Çünkü aşk bir sırdır dedik. Aşkı mutlaka kötü yorumlamamak lazımdır. Çünkü aşk olgunlaştırıcıdır. Gönlümüzle, Allah’ın işaretlerini görebilmemizi sağlayacak en önemli vasıtalardan birisidir aşk. Gönlü açmak ancak sevmekle olur. Aşktan kaçış ta yoktur, siz istediğiniz kadar yasaklayın o, kişiye bir gün gelir. Seyh Galib’in dediği gibi "Birden bire bu aşkı bu tuhfe bulanındır." (Tuhfe:hediye)

.

Önce beşeri aşkın rafine edilmesi lazım, İlahi aşka yükselmesi için. Bir insanin esine veyahut da bir başkasına beslediği aşk-i mecazi var. Daha sonra bu insan Aşk-i İlahi‘ye yükseliyor. Bu hal ailesine karşı olan aşkında bir düşme göstermeyecektir. İlahi aşkın içerisinde beşeri aşkın cüzleri zaten mevcuttur. İlahi aşka vasıl olmak bilakis beşeri aşkların temelini sağlamlaştırır. Denizin içinde damla vardır; ama deniz damladan ibaret değildir. Bugün aşkla ibadet edebilen bir insan, yarin ibadet eder gibi aşık olabilir. Bugünkü isini aşkla yapan da, ayni isi yarin aşk ile yapamayabilir.

.

Aşk sayesinde insan ebedilik kazanır ve lamekan olur. Aşk bir hiçliktir tasavvuf neşvesinde. Fakat o hiçlikte kendinizi "hiç" hissettikçe var olursunuz ve hiçlik büyük bir varlığa sebep olur. Can verirsiniz; ama can verdikten sonra yaşamaya başlarsınız, kendinizi feda edersiniz feda olduktan sonra şöhret olursunuz.

.

"Güzelsiz olmayız amma oluruz etsiz ekmeksiz".

.

Beşeri boyutta aşkın mekanı ve zamanı çok kısıtlı, insanlar sadece birisinin gözlerini görebiliyor. "Küçüksu'da gördüm seni, gözlerinden bildim seni" gözlerinden başka bir yerinden de bilmesi mümkün değil zaten. Böyle bir kıyafet, böyle bir toplum yapısı, sokakta olmayan bir kadın. Beşeri aşkın sadece gözyaşı getirdiğini, sadece acı getirdiğini, dolayısıyla bizim şairlerimizin de "sevgili" diye hitap ettikleri insanların ancak kokularını duyabildikleri; saba yeli sevgilinin saçının kokusunu getirdiği zaman, acısının en fazla olduğu, yoldan geçecek diye günlerce yolda beklemek, bir haber gelecek diye bir süzgün bakışına, bir gamzeli bakışına muhatap olurum diye günlerce uykusuz kalmak. Bütün bunlar içerisinde beşeri ilişki ve birliktelik çok sınrlı. Bu sınırlılık aşkın bir gömlek daha yükselmesini sağlayabiliyor. İçinizde büyütüyorsunuz, hasretin çoğalması aşkın da çoğalması demek.

.

"Eyitti ol peri bir gün düşüne gireyim bir seb, Sevincimden nice yıllar geçiptir görmedim uyku" : O sevgili bir gün bana dedi ki hadi gönlün olsun rüyana gireceğim bir gece, bu sözü duyduğumdan sonra sevincimden nice yıllar geçiyor hala uyku uyuyamadım. Böyle bir tek söz, bazen bir çift göz ömür boyu süren bir aşkın merkezidir. Böyle bir toplumda o güzellikten, o sözden yola çıkan insan İlahi aşka gidebiliyor.

.

Aşkın en büyük özelliği ruh terbiyesine müsait olması. Seven daima niyazda, sevilen daima nazda. Sonuçta insanin yaratılısındaki özü, mutlak suretle hissetmesini sağlayacak bir acı ve kederle kalbi yumuşatmak, mumları eritmektir. Kalp mumlaşıp mum da eriyince ister istemez bir yanış, "Hamdım, pistim, yandım" olur. Yanma son noktadadır. Artık çeşitli tecellileri kabul etmeye hazırız; hoşgörü, affetme, sabır ve hatta bütün ömrünüz boyunca ulaşacağınız duyguları kapsar. Bunu yapmadıkça, kalp çiğ kalır, ister istemez meseleleri de hazmetmek zor olur. Onun için ayrılık vardır, acı ve hasret vardır. Aşkta vuslat yoktur, vuslat olduğu an aşk yoktur. Vuslat aşkın düşmanıdır üstelik.

.

Bugünün nisanlılıkları üç ay, evlilikleri iki-üç sene sürüyor. Çünkü aşk diye yaşanılan şeyler riyakarca yürütülen bir oyundan ibaret. Her iki taraf da gerçek yüzlerini gizliyorlar, karşı tarafa hoş gelecek geçici bir hale bürünüyorlar. Oğlan bir simit alıp gelesiye kadar, kız yeni bir sevgili bulabiliyor mu kendine, ona bakmak lazım. Bu kadar vazgeçilebilir duygulara aşk diyebiliyorlarsa onu sorgulasınlar.

.

Aşk sorgulanmalıdır; bir ilgi midir, bir sevgi midir, bir tutku mudur. Anormalliktir; ama bu anormalliğe geçiş sürecinde bizim duygularımızı hangi derecede, hangi merhalede tuttuğumuza bağlı. Bir üstünlük, bir ayrıcalık vesilesi yani. Oysa bugün hepsine aşk diyoruz, hatta cinselliğe bile aşk deniyor, aşk yapmak aşk adına çok küçültücü bir şey üstelik. İnsanin bir ilgiyi aşk sanması; onun askıdır; fakat aşkın ancak bir nebzesidir. İçinde aşk yok değil mutlaka vardır; ama askın ne kadarıdır iste ona bakmak lazımdır. Mutlak aşktan herkes ancak nasibi kadarını alabilir.

.

Bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması, patolojik olması, anormal olması gerekir. İştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazda düğümleniyorsa; derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, sen bir mecliste adi anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insani, iste odur aşk. O ki, göz kapakları kapandığında karanlıkları son bulmuyorsa, ne cür’et aşktan söz edile!?.

.

Eskiler "Ah mine'l-Aşk" yani "Ah aşkın elinden!..." demişler. Galiba biz de "Ah Bine'l-Aşk " yani "Ah aşka ulaşmak!..." demeliyiz.


İskender Pala

gelin adayları için şık gelinlikler

HER GENÇ KIZIN HAYALLERNİ SÜSLEYEN GELİNLİK MODELLERİ.HAYALİNİZİ VE MUHTEŞEM DÜGÜNÜNÜZÜ TAMAMLAYACAK GELİNLİKLER....