şifali bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifali bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2010 Perşembe

The Greek name for passion in continental foods and ingredients

The olive is a unique fruit, bursted with sun and very old; its properties are numerous and beneficial to our health.
The nutritional quality of olives is unique. With a high content of mono-unsaturated fat and beneficial components such as vitamin E, polyphenols, oligo-elements and fibers, olives can contribute positively to people’s health.
It is also very good for difficult digestion and good against bad cholesterol.
But most important, the olive is an antioxidant, a virtue, which helps us to remain young and healthy.  So, let’s eat some!
For table olives, we only keep the highest quality olives in shape and form the rest will be used to produce olive oil.
So, why have olives on the menu?
Greek olives Because the olive is delicious in salad, in culinary cooking or simply as an appetizer.

Greek olives And mainly because the fats of the olive are recognized for their benefits on cardiovascular health.
“PATHOS” GREEK AUTHENTIC OLIVES
"Pathos" olives come from one of the most beautiful region of the Mediterranean sea: Greece.
Whole, pitted, sliced, stuffed, black, green or kalamata olives, We offer you a wide variety of quality table olives, crunchy and juicy at the same time.
"Pathos" olives are authentic, picked by Greek producers and come from the region of Kalamata, famous for its fertile land in the Peloponnisos. Our olives are handpicked, cured in traditional ways, such as oak barrel curing, and are packed in an olive factory with HACCP procedures in place and hold BRC and IFS accreditations.
A blend of delicate textures and aromatic perfumes for a refined appetizer, original culinary cooking or simply to bite for the pleasure!
KALAMATA OLIVES
The most famous olive of Greece with P.D.O (Protected Designate Origin). This excellent qualityvariety derives its name from the area it was originally grown, principally in the region surrounding the town of Kalamata in the south-west of Peloponnisos. It is the second most important variety used in the production of Greek table olives accounting for about 15-25% of total production.
Fruits are cylinder-conical (1/2 to 1 inch), curved, showing a prominent tip at the end. They turn a beautiful black color whenreaching maturity and gain their special organoleptic characteristics from their high oil content. Kalamata olives are processed like the Black olives. Their skin is thin, elastic and has an intense black color when mature, but still retains a good texture. Usually they are incised lengthwise by cutting into the skinand part of the flesh and then marinated in extra virgin olive oil and red wine vinegar.  
NATURAL BLACK OLIVES
Black Olives are picked at maturity and treated in brine.
GREEN OLIVES
Green olives are picked before they reach maturity. They are more elongated, with a prominent tip at the bottom; the pit is slightly curved and the flesh has a good texture.

19 Kasım 2010 Cuma

Kanseri önlemedeki rolü:


The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York'ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol'ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol'ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.

Oxford Üniversitesi'ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.

Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadır.

Kemik gelişimine yardımcı olması:

İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır. (Harun Yahya, Koku ve Tat Mucizesi)

Yaşlanmayı önlemesi:
Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize "serbest radikal" denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.

Tansiyon düşürücü:

Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.

İç organlara faydaları:

Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.

Yüzyıllar Öncesinde Bildirilen Gerçek…

Görüldüğü gibi bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal model olduğunu düşünmektedir. Bu özelliklerinden dolayı günlük beslenme programında her öğünde bulunması gereken en temel besinler zeytin ve zeytinyağı olarak belirtilmektedir. Allah'ın pek çok ayette dikkat çektiği zeytin bitkisinin faydaları, ancak tıp biliminin gelişmesiyle keşfedilmiştir.


Besin Uzmanlarının ve Tıp Dünyasının Mucize Besini Keşfi...

Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir. Uzmanların yorumlarından bir kısmı şöyledir:




Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Dr. Dimitrios Trichopoulos: "Amerikalı kadınlar doymuş yağların yerine daha fazla zeytinyağı tüketmiş olsalardı göğüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleşebilirdi." "Zeytinyağı bazı habis tümör türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri."

Sağlık ve beslenme konusunda önde gelen otoritelerden biri, CNN'in ödüllü muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacılığı) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize İlacınız) adlı kitapların yazarı ve uluslararası bir köşe yazarı olan Jean Carper: "İtalyanlar tarafından yapılan yeni bir araştırma zeytinyağının, LDL kolesterolünün atardamarları tıkama özelliği de dahil olmak üzere bazı hastalık süreçleriyle savaşan ...antioksidanlar içerdiğini bulmuştur."

Diyetisyen ve beslenme uzmanı, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitabı: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adlı kitabın yazarı olan Pat Baird: "Zeytinyağının çok yönlülüğü... Uzun zamandır var olan zeytin ve onun beden sağlığına olan faydası hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var."

Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden D. Peck: "Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkarılmıştır..."

Milano Eczacılık Fakültesi'nden Bruno Berra: "... natürel sızma zeytinyağının küçük polar bileşenleri LDL'nin oksidasyona olan direncini belirgin şekilde artırır."

II. Federico Üniversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: "Zeytinyağı insülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar."

Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu'ndan Frank Sacks: "Zeytinyağı açısından zengin bir diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına almada ve tedavi etmede düşük yağlı bir diyetten daha etkilidir. Ayrıca daha uzun süreli kilo kaybına neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydır çünkü güzel bir tadı vardır."


Çocukların gelişimine katkısı:

Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.

Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.

Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.

Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.

Şifa Kaynağı Bir Bitki: Zeytin ve zeytinyağı

"İncire ve zeytine andolsun." (Tin Suresi, 1)

Zeytin... Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir mucize…

Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır.

Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

"Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır." (Nahl Suresi, 10-11)

Besin Kaynağı: Zeytinyağı

Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin kaynağıdır. Kuran'da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:

"Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir." (Nur Suresi, 35)

Yukarıdaki ayette "mubareketin zeytunetin" ifadesiyle, zeytin "bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan" anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. "Zeytuha" ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Faydaları:

Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.

Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir... Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.

Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.

Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ortaya çıkarmıştır

Göğüs kanserinden korunmanın yolu: Sızma zeytinyağ

Sızma zeytinyağında anti-kanser kimyasalları tespit eden İspanyalı araştırmacılar, bu kimyasalların göğüs kanseri riskini azalttığını belirtiyorlar.


Isı ve kimyasal kullanmadan sadece zeytinin ezilmesiyle elde edilen sızma zeytinyağı bitki kimyasalları içeriyor. Araştırmacılar, sızma zeytinyağını parçalara ayırdılar ve laboratuarda göğüs kanseri hücrelerine karşı bunları test ettiler. Bitki kimyasalı olan polifenol (bitkisel antioksidan) içeren tüm parçaların göğüs kanseri geni HER2'yi engellediğini buldular.

BMC Kanser dergisinin son sayısında yayınlanan araştırmada, Catalan Onkoloji Enstitüsü'nden Dr. Javier Menendez, zeytinyağı açısından zengin Akdeniz tipi diyetlerin kalp hastalığı ve yaşlanmaya karşı da koruyucu etkisinin olduğunu söyledi. Menendez, "Bulgularımız ilk kez sızma zeytinyağındaki karmaşık fenollerin göğüs kanserine neden olan HER2 genini büyük ölçüde engellediğini gösterdi" dedi.

Araştırmacılar, bu bitkisel antioksidanların yeni anti-göğüs kanseri ilaçları için güvenli ve mükemmel bir platform sağlayacağını söylüyorlar. Zaman Gazetesi

2 Kasım 2010 Salı

Tabiatin bir harikası incirin faydaları

Yaş incirin kurutulduğunda bünyesindeki kalsiyum 4.6 kat artıyor.

Enerji verir

Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.

Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.

Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidir.

İncirin kurutulmuşu çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır. Balgam söktürücü, yumuşatıcı olarak kullanılır.

Ayrıca kış aylarında vücudun direncini arttırır, pek çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.

İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.

İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.

İnciri sütle ya da sirkeyle eğer oda olmazsa yalnızca zeytinyağına batırıp yiyerek basur şikayetinizi ortadan kaldırabilirsiniz.

Sesiniz kısıldığında hemen bir inciri bir su bardağı kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynatın. Ilık ılık bu şurubu için, çok yararını göreceksiniz.

Yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülür.

Yaşı kurusundan daha fazla tercihe şayan olan incir vücuda kuvvet verir. Anasonla beraber yenen incir hem kan yapar, hem de şişmanlatır. Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidirler.

Kuru incir, içerdiği protein miktarı yönünden fakir, sentezinde kullanılan aminoasit çeşidi açısından zengindir, bu nedenle hücre gelişimini destekler.

Ayrıca kuru incir, boğaz ağrısı bronşit ve öksürüğe de faydalıdır.

Sarımsağın faydaları sarımsak hakkında detaylı bilgi


Sarımsak (Allium sativum), Alliaceae (zambakgiller) familyasına dahli, Allium cinsinden bir soğanlı bitki türüdür. 25-100 cm yüksekliğe kadar boy atar. Yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur.

Sarımsak yıllık bir bitkidir. Soğan, yabani soğan, zambak ve pırasa ile akraba olan sarımsak doğada yabani ortamda yetişmez. Tarih boyunca bir kültür bitkisi olduğu, olasılıkla güneybatı Asya’da doğada yetişen Allium longicuspis türünden türetilmiş olduğu düşünülmektedir.

Sıklıkla “sarmısak” olarak da anılan sarımsağın en iyi kaliteye sahip olanı, germanyum ve selenyum bakımından zengin topraklarda yetişir.

Türkiye’de sarımsak üretiminin en yoğun yapıldığı yer Kastamonu ilinin Taşköprü ilçesidir. Dünyanın en kaliteli sarımsağı burada yetişir. Raf ömrü uzun tadı ve kokusu keskindir. Burada yetişen sarımsaklar bir yıl süreyle soğuk hava depolarına ihityaç duyulmadan saklanabilmektedir.

Sarımsak başında % 84.09 su, %13.38 organik madde, %1.53 inorganik madde içerir. İçeriğinde ayrıca, 33 çeşit kükürt bileşiği, 17 çeşit aminoasit (bunlara vücut tarafından doğrudan sentezlenmeyip, gıdalarla alınması gereken aminoasitlerin tümü dahildir), germanyum, çinko, A, B1 ve C vitaminleri bulunmaktadır.

Sarımsağın, çiğ halde veya yağının, mikroorganizmalar üzerine antibiyotik etkiye sahip olduğu, antiviral, antifungal, antiprotozoon, antiparazitik ve antibakteriyal özellikleri üzerinde durulmaktadır. Bunun yanı sıra antiseptik işlevi, grip, nezle, ses kısıklığı, astım rahatsızlıklarına, bademcik, romatizma ve eklem enfeksiyonlarına, öksürük ve bronşite iyi geldiği ön plana çıkarılmaktadır. Terletici etkisi nedeniyle ateş düşürülmesine yardımcı olur.

Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirici ve hücre koruyucu etkisini destekler bazı bilimsel bulgular mevcuttur. Bu etkinin HIV virüsü ve menenjit ile mücadeleye yansıtıldığı tecrübeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kardiyovasküler sistemi güçlendirmesi, bunun da serum kolesterol seviyeleri ve trigliserit oranları üzerinde etkisi sözkonusudur. Trombositlerin damar içinde pıhtılaşmasını engelleyici etkisiyle, damar tıkanıklıklarından kaynaklanan rahatsızlıklara karşı rol oynar. Sarımsak ayrıca tansiyonu ve kan şekerini de dengeleyicidir.

Sarımsağın bilimsel olarak faydaları şöyle sıralanabilir:

* Sigaranın zararlı etkilerini azaltır.
* Zehirlenmeye karşı etkilidir.
* Kandaki şeker miktarını dengeler, şeker hastalığına karşı en iyi doğal ilaçtır.
* Kansere karşı en şifalı bitkidir.
* Kan pıhtılaşmasını önler.
* Damar sertliğini azaltır.
* Vücuttan sivrisinek ve böcekleri uzaklaştırır.
* Sinir sistemini ve kan dolaşımını düzenler.
* Gribi ve nezleyi önler.
* Güç ve enerji verir, dinç hissettirir.
* Bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Tansiyonu düşürür.
* Cinsel gücü artırır.
* Diğer bitkilerden 58 kat fazla kalsiyum içerir.

Belirtilen etki alanlarının uzman tıbbi görüş ve gözetimden kopukluk içine düşülmeksizin değerlendirilmesi ile, sağlığa çok çeşitli yararları bulunan bir bitkidir.

Sarımsak içeriği
Phytochemicals Nutrients
Allicin Kalsiyum
Beta-carotene Folat
Beta-sitosterol Demir
Caffeic acid Magnezyum
Chlorogenic acid Manganez
Diallyl disulfide Fosfor
Ferulic acid Potasyum
Geraniol Selenyum
Kaempferol Çinko
Linalool Vitamin B1 (Thiamine)
Oleanolic acid Vitamin B2 (Riboflavin)
P-coumaric acid Vitamin B3 (Niacin)
Phloroglucinol Vitamin C
Phytic acid
Quercetin
Rutin
S-Allyl cysteine
Saponin
Sinapic acid
Stigmasterol
Alliin

Yan etkileri

Sarımsağın aşırı tüketiminin bazı yan etkileri olabilir. Sarımsağın yapısında yüksek oranda kükürt bileşikleri bulunması bir takım alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ayrıca, aşırı miktarlarda çiğ sarımsak tüketimi, sindirim sırasında bağırsak gazlarına ve bağırsak mukozasındaki normal floranın zarar görmesine de neden olabilir.
netten alıntı

ÇİRİŞ OTUNUN FAYDALARI

Çok lezzetli ve şifalı bir bitki olan çiriş bahar aylarında daglardan toplanır ve bizim pazarlarımıza kadar gelir hemde organik olarak.





ÇiRiŞ OTU
Cirigotu (Sarizambak) ( )
Zambakgillerden, beyaz cicekli bir bitkidir. Kokundeki yumrulardan cirig yapilir. Nisan - Temmuz aylarinda cicek acar.

Faydasi: Kadinlarda gorulen beyaz akintiyi keser. Memeli basuru tedavi eder. Mafsal agrilarini dindirir. idrar ve adet kani sokturur. Sackiran tedavisinde de kullanılır.

Adaçayının faydaları

Adaçayının faydaları saymakla bitmiyor

Bir çok hastalığın önlenmesinde ve tedavi sürecinde iyi gelen adaçayı, doktor tavsiyesi ve önerilerine göre kullanıldığı zaman iyi sonuçlar elde edilmektedir.


Adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye isimleri ile de tanınmaktadır. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişli, karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayar.


Adaçayı, çok eski çağlardan beri şifalı bir bitki olarak kullanılıyor. 13. asırda "Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye" denilerek şifaları açıklanmaya çalışılan adaçayı, sık sık içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlükler için de çok faydalı olduğu bilinir.


Gece terlemeleri ve aşırı terlemeler için, lavanta çiçeğinden başka yardımcı olabilen tek bitki olarak gösterilmektedir.


Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarı ilr kullanılabilmektedir.


Kramplar, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titreklikleri için kullanılabilir.


Adaçayı karaciğer için çok olumlu etkiler oluşturur, oluşan tüm rahatsızlıkları giderir, gazları yok eder.


Adaçayının kan temizleyici etkisi vardır , solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açar.


Adaçayı, mideyi ve bağırsakları rahatlatarak gazların dışkılanmasını sağlar.


Kramp çözücü etkisi ile, ishalde çok rahatlatıcı etki gösterir


Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanabilir.


Adaçayı dıştan uygulandığı zaman (çalkalama ve gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında ya da ülserlerinde özellikle öneriliyor.


Adaçayı, sallanan dişler için, dişeti çekilmelerinde ve kanamalarında da kullanılabilmektedir


Bitki çayına batırılan pamuk ile hasta bölgelere uygulanır.


Sinirli ve yorgun olan kişilere arada sırada adaçayı oturma banyoları tavsiye edilmektedir.


Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilebilir.


Adaçayının aşırı kullanımı ile kan basıncı (tansiyon) yükselebilir